Dikkat!

17 Şubat 2017 tarihine kadar seyahatte olduğumdan mesajlarınıza ancak döndükten sonra yanıt verebileceğim. E-posta göndermek için lütfen tıklayın!

Sizi yepyeni bir dünyaya taşıyacak Zest Coaching web sitesine hoş geldiniz!

Adım Hakan Arabacıoğlu. Profesyonel olarak yaşam koçluğu yapıyorum. Benim işim soru sormak. Soru, her şeyden önce geliyor. Sorular düşünceleri, düşünceler eylemleri, eylemler de sonuçları etkiliyor. Yani sorularını değiştiren yaşamını değiştiriyor. İşte benim işim, size hiç sormadığınız soruları sormak ve bunları kendi kendinize sormayı öğretmek.

Bu siteyi de farkındalığını arttırmak ve yeni bir yaşamın kapılarını aralamak isteyenler için hazırladım.

Anketler bölümünde yaşamınızı gözden geçirmenizi sağlayacak anketler var. Üyelere Özel bölümünde kendi kendinize uygulayabileceğiniz egzersizleri içeren yazıları bulabilirsiniz. Ayrıca hayatınızı değiştirecek 50 Güçlü Soru da yine burada.

Sitedeki güncellemelerden haberdar olmak istiyorsanız E-posta listemize de üye olabilirsiniz.

Unutmadan, Zest İngilizce keyif anlamına geliyor. Hepimiz için daha keyifli bir yaşam... Daha keyifli bir yaşama adım atan danışanlarımın yazdıklarını Yüzleri Gülenler bölümünde bulabilirsiniz.

Günlüğümden Son 2 Yazı

  • Sana nasıl yardım edebilirim?

    Yaklaşık 7 sene önce çalıştığım işyerinde kendimi çok sıkışmış hissederken posta kutuma bir mesaj geldi. İçimizdeki Tanrıdan başlığını taşıyan bu mesaj şöyleydi: Pek çok ruh, bu dönemde dünyadaki kargaşa ve karışıklık için bir çözüm arıyor. Bu...

    Devamını oku...

  • Mutlu olmayı bekleyenlerden misiniz?

    Geçtiğimiz günlerde bir danışanım sevgilisinden ayrıldığını söyledi. Nedenini sorduğumda "Beni mutlu etmiyordu" diye bir cevap verdi. Bu cevaba çok şaşırdım. Beni mutlu etmiyordu demek, "Ben kendi başıma mutlu olmayı beceremiyorum, gelen beni...

    Devamını oku...

Yüzleri Gülenler...

‘İnsanlar ikiyüzlüdür’, ‘hayat acımasızdır’, ‘dışarısı güvenilmezdir’, ‘kendini övme sakın nazar değer’, ‘bağır çağır ki değerini bilsinler’ ve binlercesi. Binlerce, neye dayandığı belli olmayan katılaşmış, taşlaşmış kural. Hepsinin tek amacı var o da insanı (beni) tutsak kılmak.

Hakan Arabacıoğlu ile tanıştığımda buna benzer kurallarla boğuşup, hangi yöne gitsem daha mutlu olacağımı bilmez bir haldeydim. İşimi mi değiştirmeliydim yoksa evliliğimi mi bitirmeliydim? Değişime arkadaşlarımdan mı başlamalıydım yoksa başka şehre mi taşınmalıydım? ‘Söyleyin Hakan Bey topyekûn başka bir insan mı olmalıyım?’ Bu soru biçimlerinin asıl meselem olduğunu Hakan Bey ile çalışmaya başladıktan sonra öğrendim. Asıl değişimin içimde olduğunu, gücümü, yeterliliğimi ve değerimi fark etmem gerektiğini bu kadar net ve anlaşılır gösteren kişi o oldu. Kıvranışlarıma, çaresizliklerime, kendi kabuğuma çekilip saatlerce ağlayıp kızgınlıkla aldığım dürtüsel ve bir o kadar işe yaramaz kararlara dur dememi sağlayan kişi o oldu. Dramanın yalnızca tiyatro sahnesinde kalmayıp, asıl içimizde yaşayan ve sürekli mayalanan bir şey olduğunu gösteren kişi de o oldu.

Onunla karşılaşmasaydım eğer, işe yaramayacağına inandığım bir başka gelişim atölyesinin daha yolunu gözlüyor olurdum şu sıralar sanırım. İlgisi, sabrı, azmi ve netliğiyle, ondan örnek almama yardımcı olduğu gibi yoluma onlarca ışık tuttuğu, gerçeği olduğu gibi görmemi sağladığı için kendisine şükran doluyum.

D. G., İstanbul - Nisan 2011

Devamını oku

Tüm yüzleri gülenler için tıklayın