Ayşegül ile 2011 yılında başladığımız, zaman zaman uzun aralar vererek ilerlediğimiz koçluk görüşmelerinin hikayesini ve kendisinin adım adım neleri başardığını bu bölümde okuyabilirsiniz. Bu yazılar, bölümler halinde farklı mecralarda yayınlandı.

Ben çok değerliyim!

Aşktan bahsetmeye devam ediyoruz. Yaşam koçum Hakan Arabacıoğlu ile 4. görüşmemizin ana teması; Aşk! Ancak Hakan parayla ilgili çalışmamın peşini bırakmıyor, ödevlerimin akıbetini öğreniyor ve bazı tavsiyelerde bulunuyor. Örneğin, ben insanlardan bir şey isteyemiyorum. Arkadaşım ücretsiz web sitemi hazırlamak istiyor ama ben utanıyorum veya karşılığında bir şeyler yapmak istiyorum ama söyleyemiyorum. Hakan'ın önerisi, nasıl bir işbirliği yapabileceğimi netleştirmek ve bunu arkadaşımla paylaşmak! Deneyeceğim elbette.

Yine parayla ilgili çalışmalarda, kendi değerimin farkına varmam lazım artık! Para kazanmak, servet sahibi olmak benim en doğal hakkım. Kendi iç sesimle sürekli bunu konuşuyorum. Ayrıca duygusal tıkanıklıklarımızı açmak için mektup yazmaya devam ediyoruz. Bu konuyu daha önce konuşmuştuk. Siz de mektuplarınıza devam edin lütfen…

Kendimize verdiğimiz değeri, bu görüşmede aşk alanında da ölçüyoruz. Bir örnek vereyim, aldatmak, kendine değer vermeyenlerde sık görülürmüş. Bu çalışmadaki en önemli nokta yine kendine değer vermek olacak sanıyorum. Sevilmeye, sevmeye, muhteşem bir beraberliği sürdürmeye layık olduğumuzu önce biz fark etmeliyiz ki, karşımıza çıkan insanlar da aşka düşsün!

Muhteşem bir ilişki! Kulağa hoş geliyor. Üstelik artık yol yordam da öğrendik. Varoluş seçimlerimizi belirliyoruz önce. Biz kim olmak istiyoruz? Buna cevap vermenin en güzel yollarından biri, biz kiminle olmak istiyoruz. Biraz egzersiz yapalım. Nasıl bir adam istiyorum? Yakışıklı, dengeli, mutlu, huzurlu, esprili, kendisiyle barışık, dışa dönük, temiz, güler yüzlü, neşeli, hayat dolu, keyifli, eğitimli, her şeyle dalga geçebilen, hayallerimize ulaşmak için destek olacak, birlikte üretmekten hoşlanan, sinema sever, seyahat sever, keşfetmeyi sever, esmer, şefkatli, insan haklarına saygılı, karşısındakinin özgürlüğüne ve birey olmasına saygılı, özgürlüğü önüne gelenle yatmakla bir tutmayan. Bu liste uzar gider ama uzasın.

Şimdi sıra bizde. Bu listeye uygun yaşamayı becerebiliyor muyuz bir bakalım. Talep ettiğimiz her tür davranış şekli, duygu, düşünce, sevinç, neşe önce bizde olmalı. Benzer insanları çekmek için önce kendimizi değerlendirmeliyiz. Şimdi biz bize konuşuyoruz. Yukarıda saydıklarım dışında şunları da beklemiyor muyuz? Beni iyi hissettirsin, hep iltifat etsin, beni onaylasın ki mutlu olayım, ben ne dersem o olsun, hep sürprizler yapsın, bana değerli olduğumu hep anlatsın vs vs. Eyvah eyvah! Eğer böyle ise mutlu bir ilişki yaşamamız mümkün değil.

Mutlu olmamız, kendimizi iyi ve değerli hissetmemiz, coşkumuz, keyfimiz bizim elimizde. Sadece biz sağlayabiliriz. Karşımızdaki zavallı yırtınsın dursun, ağzıyla kuş tutsun bunları yapamaz. Sonra dövünür dururuz: "Ne biçim adam ya rabbi!" Biliyorsunuz, yaşam sorumluluğumuzu üstlenmeliyiz. Her şeyin sorumlusu olduğumuzu kabul edelim, bakın nasıl şeker gibi sevgililer geliyor :) Var mı aksini iddia eden?

Sorularınızı, yorumlarınızı bekliyorum.
Hepinizi seviyorum.

Hayalinizdeki İlişkiye Ulaşın uygulama paketini alarak kendi kendinize yapacağınız uygulamalarla ilişkiniz ile ilgili engelleyen inançlarınızı dönüştürebilirsiniz.

 

Yorum ekle

Ayşegül'e Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresinden ulaşabilirsiniz.