Ayşegül ile 2011 yılında başladığımız, zaman zaman uzun aralar vererek ilerlediğimiz koçluk görüşmelerinin hikayesini ve kendisinin adım adım neleri başardığını bu bölümde okuyabilirsiniz. Bu yazılar, bölümler halinde farklı mecralarda yayınlandı.

Merhaba arkadaşlar,

Değerli yaşam koçu Hakan Arabacıoğlu ile yaptığımız yolculukta bize gönderdiğiniz mektuplar için çok teşekkürler. Bu hafta kurban rolü oynamak ve içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmak hususunda sorular sormuşsunuz. İsterseniz biraz konuşalım.

İhanet, aşk acısı, parasızlık, hastalık, pişmanlıklar… Bunlardan ne kadar çok bahsetmek istersek, o kadar insan hikayesi buluruz. Masum değiliz hiçbirimiz. Yeter ki kurban rolü oynamayalım. Kurban rolü ne yazık ki, hayatımızın her alanında. Adam terk etti: "Hıyar". Kadın aldattı: "O….u". Patron zam vermedi: "Nankör". Hep mi karşıdaki suçlu? Bazılarına göre, Evet. Biz melek, karşıdakiler şeytan! Bu konuda yüzleşelim kendimizle. "Kurban" olmaktan, kendimizi "kurban" etmekten kurtulalım. Biliyorsunuz yaşam alanlarımızda yeni yaratımlar yapmak istiyorsak, tüm sorumluluğu üzerimize almalıyız. Ne demiştik enerji enerjiyi çekiyor.

Peki ne yapalım demiş, soru soran arkadaşımız. Önce varoluş seçimlerimize bir göz atmalı. Biz kimiz, kim olmak istiyoruz? Mutlu, sağlıklı, keyifli, dürüst, paralı, sadık olmak tamamen bizim varoluş seçimlerimiz olabilir. Veya depresif, hep hasta, suratsız, ne istediğini bilmeyen olmak da varoluş seçimlerimiz olabilir. Hiç başkasını suçlamayın, hepsi bizim elimizde.

Akşam yayılmış, keyifle ve hızla Gurmukh'un İnsanın Sekiz Yeteneği kitabını okuyordum. Okumanızı tavsiye ederim. Neden hastalanıyoruz, içsel huzuru nasıl yakalayabiliriz gibi soruların cevapları var. Hele yogayla ilgileniyorsanız kitaba bayılacaksınız. O esnada bir arkadaşım aradı. O da varoluş seçimleri ve var olan durumu değiştirmek üzerine sohbet etmek istiyor. "Kolay" dedim: "Nerden başlayacaksın?" "Kocam ve sevgilimden" dedi. Bunu bilmiyordum. Yani sadece kocayı biliyordum.

"Dün hepimiz terapideydik. Kocam, sevgilim ve ben... İkisinden de vazgeçemiyorum. Onlar da beni terk etmiyor. Ama bu durumun değişmesini istiyorum. Bu nedenle psikoloğa gidiyoruz. Ama seni okuyunca, konuşmak istedim" deyince, uzun süre önce hazırladığım bir dizi yazıyı hatırladım. Sevgili ve eşle psikoloğa gitme modası başlayalı epey olmuştu ama pek dillendirilmiyordu.

Ben yaşam koçluğu yolculuğumda öğrendiklerimden ve deneyip mutlu olduğum alanlardan bahsettim biraz: "Öncelikle içinde bulunduğumuz durumla barışacağız, olayları ve kendimizi olduğu gibi kabulleneceğiz. Hatta tecrübelerimiz ve yaşadıklarımız için şükredeceğiz. Sonrası tamamen kurgu. Nasıl biri olmak istiyorsak, kurgulayacağız. Ve o durumda hissetmeye, yaşamaya başlayacağız. Tek bir şeye dikkat ederek: Bağımlı olmayacağız. Hiçbir şeye, kimseye, olaya bağımlılığımız, takıntımız olmayacak. Bağımlılığınız olan mevzuyu unutun, hiçbir gelişme sağlayamıyorsunuz."

Örneğin, bu arkadaşım farklı bir ilişki yaşayıp, kahkahalar atmak istiyor. Önce kahkahalar atıp, sonra bu adamlara olan bağımlılığından kurtulması ve yapayalnız kalmakla barışması gerekiyor. Sonra ne tür ilişki istiyorsa onu bulacak. Zor mu görünüyor? Hiç değil, her tür mevzuda pratik yapabilirsiniz. Gerçekten var olan durumu değiştirip yaratımlarınızı gerçekleştirebiliyorsunuz. Dışarıdan örnekleri boşverin, kendi örneklerinizi yaratın. Nefret ettiğiniz işi değiştirebilir, pek mutlu olmadığınız sevgiliden kurtulabilir, hayalinizin ötesinde para kazanabilirsiniz. Peki bu yolculuğa hazır mısınız? Size Hakan'ın "kurbanmetre" adını verdiği, "Değişime hazır mısınız?" anketini değerlendirmenizi öneririm. Ankete buradan ulaşabilirsiniz: Değişime hazır mısınız?

Mektuplara devam! Harikasınız! Sizinle birlikteliğim için şükrediyorum.

Hayalinizdeki İlişkiye Ulaşın uygulama paketini alarak kendi kendinize yapacağınız uygulamalarla ilişkiniz ile ilgili engelleyen inançlarınızı dönüştürebilirsiniz.

 

Yorum ekle

Ayşegül'e This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresinden ulaşabilirsiniz.