Ayşegül ile 2011 yılında başladığımız, zaman zaman uzun aralar vererek ilerlediğimiz koçluk görüşmelerinin hikayesini ve kendisinin adım adım neleri başardığını bu bölümde okuyabilirsiniz. Bu yazılar, bölümler halinde farklı mecralarda yayınlandı.

Merhaba arkadaşlar,

Bu hafta, beslenme uzmanı Didem Kanca Üstay ile üçüncü görüşmemizi yapıyoruz. Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta 800 gram vermiştim. Üstelik sadece fark ederek! Bizim diyet listemiz, yasaklarımız, bitki desteklerimiz, ilaçlarımız yok. Bunun yerine ne yediğimin farkında olmaya çalışıyorum. Didem, bu hafta farklı iki şey deneyelim dedi. Tabii, seve seve!

İlki, ekmek veya herhangi bir unlu gıda yemeyeceğim. Özellikle ekmeğin içindeki mayanın vücudumda su tutup tutmadığını anlamak istiyor. Tamam dedim. İkincisi, haftanın bir günü sadece sıvı ile beslenilecek. Sıvıdan kastımız, milk shake ya da kırmızı şarap değil. Acıktıkça light süt, light ayran, su, bitki çayları, çorba ve sebze suları önerdi. Peki dedim, ne diyeyim.

Ekmeğe fazla düşkünlüğüm yok, ekmekten uzak durmak kolay oldu. Zaten biliyorsunuz, pastane ürünlerini 3 haftadır ağzıma koymadım. Aslında yıllardır yediğim pastane ürünleri olmadan nasıl keyifli beş çayları yapacağım diye düşünmüştüm, inanın aklıma bile gelmiyorlar. Varoluş seçimi kararlarını vermek, gerçekten çok işe yarıyor. Birincisi, ne istediğini biliyorsun, ikincisi pişman olup vicdan azabı çekmiyorsun, üçüncüsü kendini iyi hissediyorsun.

Benim sevgilim ekmek değil, simit. Simiti özledim. Hatta Cumartesi günü kahvaltıda dayanamayıp bir tane yedim. Demek ki bir anda tüm alışkanlıkları değiştirmek mümkün değil. Zaten Didem de herkesin alışkanlıklarını değiştirebileceğini, ancak zamana ihtiyaç olduğunu vurgulamıştı. Onun 60'lı yaşlarda bir hastası var ve bir ömürlük alışkanlıkları değiştirerek harikalar yaratıyorlar.

Gelelim likit gününe. Herhalde sadece bebekken sıvı ile beslenmişimdir. Önce sabah kalkınca bir küçük paket light süt içtim. Ben sütün bu kadar tok tuttuğunu bilmiyordum. Karnım toktu evet ama ben hayatımda hiçbir gün bu kadar çok yemek düşündüğümü hatırlamıyorum. Aklım sürekli yemekteydi. O gün hiç boş oturmadım. Evde olmama rağmen sürekli bir şeyler yaptım. Ama ne yaparsam yapayım sürekli yemek yemeyi düşündüm.

Öğlen kereviz ve salatalıkları katı meyve sıkacağında sıkıp bir bardak suyunu içtim. Tadı güzeldi. Salatalık suyuyla farklı içecekler hazırlanabileceğine karar verdim. Doğrusu bu sebze suyu da hayli tok tuttu. Devamlı su ve bitki çayı içmeye devam ettim. Ama zihnimdeki açlıktan öleceksin, bayılacaksın, hadi bir şeyler ye sesini bütün gün dinledim. Egonun sesiydi, neye uğradığını şaşırmıştı.

Akşamüstü bir bardak light ayran içtim. Sürekli evin içinde çalışmama rağmen gayet iyiydim. Ne bayılmıştım ne de gücümde bir eksilme vardı. Akşam domates ve sebze çorbası içtim. Zihnim, bir an evvel yatalım, sabah olsun ve yemek yiyelim diyordu, gerçekten inanılmazdı. Geçmişten gelen ego kalıplarımızın bizi nasıl bir çembere soktuğunu ilk kez bu kadar net fark ettim. Burada tek yaptığım, onu ikna etmeye çalışmak oldu. Ve ben alnımın akıyla likit beslenme gününü bitirdim. Ertesi gün de ne yiyeceklere saldırdım ne sapıttım.

Sabah yulafımı sütte pişirip, meyve koydum, yeşil çayımı içtim, sinemaya gittim. Ego o kadar kudurmuştu ki, şöyle cümleler duyuyordum: Madem bu hafta ekmek yok, tamam ekmek yeme ama ekmek dışında her şeyi yiyelim. Sinemadaki minik paket mısır dışında onu yine dinlemedim. Aksine çok zengin salatalar yapmayı, tavuğu, balığı farklı usullerde pişirmeyi denedim. Bakalım, bu haftanın sonucu ne oldu? Zayıflama mevzusunun en can alıcı sorusu da bu: Acaba bu hafta kaç kilo verdim? Bu soruya bağımlı olmak istemiyorum. Didem, sürekli tartıya çıktığında nasıl kilo aldığını anlatmıştı. Bağımlılık geliştirdiğimiz konularda ne yazık ki başarı elde edemiyoruz, bu konuda da rahat olmalı, kendimize ve hayata güvenmeyi seçiyoruz.

Sonuçları bildireceğim, sevgilerimle,

Yorum ekle

Ayşegül'e Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresinden ulaşabilirsiniz.