Ayşegül ile 2011 yılında başladığımız, zaman zaman uzun aralar vererek ilerlediğimiz koçluk görüşmelerinin hikayesini ve kendisinin adım adım neleri başardığını bu bölümde okuyabilirsiniz. Bu yazılar, bölümler halinde farklı mecralarda yayınlandı.

Merhaba arkadaşlar,

Kilo verme çalışmam devam ediyor. Benimki herhalde dünyanın en kolay kilo verme programıdır. Beslenme uzmanım Didem Kanca Üstay da dünyanın en iyi diyetisyeni, çünkü şöyle diyor: "Benim ne dediğimin çok bir önemi yok. Size hayatta ne iyi hissettiriyorsa onu yapın ve mutlu olun." Durum böyle olunca kolaylıkla 8 kiloyu verdim.

Bugün Didem'in önerilerinden bahsedeceğim biraz. Didem öncelikle herkesin farklı olduğunu vurgular. Vücudumuzun, zihnimizin, ruhumuzun bize özel olduğunu daima hatırlatır: "Sakın başkalarının yapabildiği diyetleri, ben neden yapamıyorum diye kendini suçlama. Herkesin iradesi de farklıdır, kuvvetli, zayıf yönleri de..."

Eğer sürekli tatlı (özellikle fındık ezmesi vs.) yemek istiyorsanız, Didem diyor ki hayatınızda hangi tat eksik onu bulun ve hayatınızı tatlandırın. Ben Didem'in bu sözüne kulak verdim. Hayatıma aşkı katmaya karar verdim, yaşam koçumla bu konudaki çalışmamı okuyacaksınız.

Didem'in önerilerinden bir diğeri ise, özellikle kilo verme sürecinde kendimizle ve kilomuzla ilgili olumsuz sözcüklerden kaçınmamız. Bu noktada yaşam koçum Hakan Arabacıoğlu ile yaptığım çalışmaları hatırlatmak istiyorum. Kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemiz, sevmemiz, değer vermemiz çok önemli, mümkün ve tamamen bize bağlı. Ayrıca sürekli ne kadar kilolu olduğunu düşünen birinin sürekli kiloya odaklanması, incelme sürecini geciktiriyor.

Kilo verme sürecinin önemli noktalarından biri de kendini dinleyebilmek. Didem, sadece acıktığınızda yiyin diyor. Yani günde 3, 5, 8 kere gibi sınırlamaları yok. Mesela ben ara öğünlerden hoşlanan bir insan değilim. Acıkırsam yiyorum, acıkmazsam yemiyorum. Başkalarını değil kendimizi dinlememiz sağlıklı kilo verme sürecinde çok önemli.

"Yasaklar kurallar koymayın çünkü kurallar çiğnenmek, yasaklar kırmak içindir" diyor Didem. Bu insanı çok rahatlatan bir şey. Canım ne isterse yiyebilirim ama bunu bildiğim için aklıma hiç bol kalorili, yağlı yiyecekler falan gelmiyor.

Basit karbonhidrat tüketiminde meyve, kuru meyve, şeker ve benzeri ürünlerin tüketirken, yanında bir protein de yiyin. Badem, ceviz, yoğurt, süt gibi herhangi bir protein kan şekerimizi dengeliyor ve daha geç acıkıyoruz, unutmayın.

Çok klasik ama hatırlatıyorum, karnınız açken lütfen alışverişe veya yemeğe gitmeyin. Eğer sürekli acıkıyorsanız ama yeterince besleniyorsanız, ruhunuzu doyuramadığınızı hatırlayın. Hepimizin ruhuna iyi gelen bir şeyler vardır. Siz de kendinizi mutlu edin ve yiyeceklere saldırmayın.

Bana sürekli sorduğunuz spor konusuna gelelim. Didem spor konusunda herhangi bir şart koşmadı ama ben hafifledikçe daha çok hareket etmek istiyorum. Ve günde 6 km yürüyorum. Yorulursam, sıkılırsam yapmıyorum.

Şimdi gelelim kilo verme konusunda Didem'den öğrendiğim en önemli noktaya: Kendine değer vermek. Yaklaşık bir yıldır yaşam koçuyla yaptığım tüm çalışmaların temelinde hep bu var, kendi kıymetimizi bilmek. Kıymetimizi sık sık hatırladığımızda hayat daha keyifli.

Hepinize ilginiz için teşekkür ediyorum, sorularınızı göndermeye devam edebilirsiniz. Sevgilerimle,

Yorum ekle

Ayşegül'e This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresinden ulaşabilirsiniz.