9 Ekim - 18 Ekim tarihleri arasında İstanbul'dayım. Yüz yüze görüşmek için bana buradan telefonla veya eposta ile ulaşabilirsiniz
Aşağıdaki yazıyı çok sevdiğim kitaplardan biri olan Tanrılar Okulu’ndan aldım. Sorunun hep dışarıda olduğuna kendini ve etrafındakileri ikna etmeye çalışanlara harika bir kaynak. Yüzleşmenin harika bir başlangıcı!

“Alo, ben kimim?”

Gün daha sabahın köründen tırısa kalkmıştı. Samia’daki evin terasında daha şimdiden birçok farklı telefon görüşmesi yapmıştım. Olayların baskısı altında bunalıp içeriklerine göre görüşmelerin heyecanıyla sağa sola emirler verip sesimi yükselttiğim, kızdığım ve hatta birkaç kez kendimi kaybedip öfkelendiğim bu sürede, Dreamer yanı başımda durup beni sessizce seyretti.

Kendilerine her şeyin yüzlerce defa tekrarlanması gereken bir beceriksizler takımını yönetmek gibi nankör bir görevden dolayı böyle didiniyordum. İnsanlar nasıl bu kadar kalın kafalı olabiliyor, çok basit ve net bir talimatı bile nasıl böyle yanlış anlayabiliyorlardı? Arada bir dönüp Dreamer’a bakıyor, sabahtan beri yaptığım yığınla iş nedeniyle bana başıyla vereceği bir destekleme işaretini almak veya bana katıldığını gösteren bir bakışını yakalamak için aranıyordum.

Ben hâlâ uzun bir telefon görüşmesinin son diyaloglarını tamamlamak üzereyken, Dreamer beni şaşkınlığa düşürerek, “Telefonu açtığında ‘Alo, kim o?’ diye değil, ‘Alo, ben kimim?’ diye yanıtlamalısın” dedi. Söylediğini tam anlayamadığımı sandım. Bunları, özellikle önemli bir şey aktaracağı, yani yaptığım her şeyi olduğu gibi bırakıp sözlerine kulak kesilmem gereken zamanlarda hep yaptığı gibi fısıltıyla söylemişti. Hemen hazır ola geçtim. Tek bakışım, Dreamer’ın çoktan acımasız bir yırtıcıya dönüştüğünü anlamama yetti. Bir yandan damarlarıma yüksek dozda adrenalin pompalandığını hissederken, öte yandan omurgamdan aşağı soğuk bir ürperti indi. Toparlayabildiğim tüm sükûnetimle az önce söylediklerini tekrar etmesini istedim; ama sesim büyüyen bir korkuyla çoktan çatlamıştı.

Devamı için kayıt olun...

Yorumlar  

#1
Dünya,sen böyle olduğun için bu haldedir... 30 yıllık yaşantıma dair duyabileceğim en acı ve bir o kadarda ümit verici bir cümle.Çok acı çünkü,yaşadıklarımın tek sorumlusu benim:sad: ümit verici çünkü üzüntülerime son verecek kişi yine benim,uzaklara gitmeme gerek yok:-)
Ortaokul son sınıftayken anne ve babam ayrıldı ve 4 çocuk olarak bizi ilgilendirmeyen bir durum olduğu ve karışmamamız gerekti söylendiği(hatta baskı kurularak) için her şeyi içimizde yaşamaya başladık yada mecbur bırakıldık(yada ben bunu seçtim:-))..anne ve babamı cezalandırmak için her gün dua ettim,dualarım şu doğrultudaydı"Allahım inşallah çok hasta olup ölürümde anne ve babam bundan pişmanlık duyarlar hayatları boyunca üzülürler"
sonuç:aynı sene ülserle başlaya hastalıklar serisi ve şuanda neredeyse hasta olmayan hiçbir organım yok..
Dün gece karar verdim ve google'a "olumlama" yazdım.Sitenizde kendimi, zihnimi hatta hayatımı buldum sanki..
Zihnimdeki olumsuz düşünceler o kadar fazlalaştı ki artık zihnime sığmaz oldular ve hayata dair öğrendiğim bilgileri unutmaya başladım.Gereksiz düşüncelerim gerekli olanları yutmaya başladı sanırım:-)Konuşurken çok basit kelimeleri bile unutmaya başladım..Artık sitenizin ve hayatımın çok sıkı bir takipçisiyim..
Önce siteniz için teşekkür ediyorum ve kendime bu kadar acı çektirdiğim için RUHUMDAN VE BEDENİMDEN ÖZÜR DİLİYORUM...
Papatya 26 Nisan 2011
#2
hakan bey yazılarınız gerçekten muhteşem hepimiz hayatımızı yaşarken duygularımızla yaşamayı bir bırakabilsek hayata daha mutlu bakablicez inşallah sevgiler
meva 28 Mayıs 2011
#3
Merhaba,

Sitenize yeni üyelerdeniz. Okurken bir rastladım sanki ancak tekrar ulaşamıyorum. Bende bir anne olarak uzun süredir bir takım kişisel gelişim siteleri ve kitaplarını takip ediyorum. Burada da gördüğüm çoğunluğun kadınlardan oluştuğu. Acaba erkekler kadınlar kadar ilgili değil mi? Eşim ile ilgili olumlamalara ihtiyacım olduğu için bunu merak ediyorum. Teşekkürler
Rahime 1 Haziran 2011
#4
Merhaba Hakan bey,

Öncelikle yanıtınız için, sonrasında da dikkatimi çektiğiniz önemli nokta için çok teşekkür ederim.
Başındayım yolun. Yeni buldum sitenizi, tüm yazılarınızı iki günde okudum, okumaya öğrenmeye devam.
Rahime 2 Haziran 2011
#5
Günaydın

Sanırım hikayedeki en vurucu cümle" İçinde, çözüm ol! Dışarıda, özgür ol!" ben şu an hayatımda buna çok benzer bir yoldan geçiyorum ve bu cümle gerçekten yol gösterici. Kendini iyileştir , dünya iyileşsin :-)Paylaşım için teşekkür ederiz...
nazmiye özge 2 Ağustos 2011
#6
herbiri birbirinden muhteşemm,yol gösterici.teşekkürler,farketti rdiğiniz için.
özge 6 Nisan 2012
#7
merhaba hakan bey
sitenizi bir arkadaşım sayesinde keşfettim.Sürekli yazılarınızı okuyorum.Ama en çok ALO BEN KİMİM? bölümü etkiledi beni..2 günden beri dünya daha farklı sanki şimdiden teşekkür ederim.
hatice 16 Haziran 2013
#8
Sasirtici ve bir o kadar da etkileyici bir yazi.Tekrar tekrar okumak gerekiyor ta ki gercegin yalin beyazligi kafamizin yasamimizi parlatana dek.. Cok begeniyorum calismalarinizi.Basarilar dilerim.
Berrin Korkut 3 Ekim 2014
Yorum ekle